Abdülhamid Han Hakkında Merak Edilenler

abdülhamit ha
Paylaş
 

Sultan Abdülhamid dönemi için “istibdat dönemi” denmesinin geçerli sebebi var mıdır?

 

– Öncelikle istibdat nedir? O hususu aydınlatalım. İstibdat bir adamın veya grubun tahakkümü demektir. Tahakküm ise, karşısındaki insana kendi fikrini zorla yaptırmaktır. İstibdat insanları kötülüğe zorlamaktır. İnsanları iyiliğe yöneltmek, vatanı idameye çalışmak istibdat olamaz. İnsanları namuslu olmaya çalışmak istibdat değildir. Bu tutumları istibdat diye adlandırmak başka bir istibdattan yana olmak demektir. Abdülhamit bir müstebid değildi. Evet, kendisine karşı olanlara karşı bir takım takibatlarda bulunmuş, bir takım insanları bir vilayetten başka vilayete göndermiştir. Fakat, ittihatçıların iddia ettikleri gibi kimseyi çuvallatmış ve denize attırmış filan değil. Bunlar tamamen tutarsız ve acayip yaklaşımlardır. Nitekim İttihatçılar memleketin yönetimini ele geçirdikleri zaman, böyle şeyleri yapıldığını ispat etmek için çılgınca bir takibe girdiler. Sultan Abdülhamit’in kesinlikle insanlığa aykırı bir harekette bulunmamış olduğu ortaya çıkmıştır. Abdülhamit aleyhine üretilen senaryolar baştan aşağı uydurmadır, safsatadır.

 

Mithat Paşa’nın Abdülhami’in emriyle öldürüldüğünden bahsederler, doğru mu ?

 

Düpedüz yalan.! Mithat Paşa, Padişah Abdüllaziz’in ölümüne sebep olmuştur. Mahkeme aleyhinde karala idam cezasına çarptırmıştır. Abdülhamit bu idam cezasını kabul etmeyen bir padişahtır. Mithat Paşa ise, Abdülaziz’in ölümüne sebep olduğu gibi İngiltere ve Fransa sefirlerine iltica etmiş bir insandır. Bu adamın müdafaasını yapmak ancak Mithat Paşa soyundan insanlar için mümkün olabilir.

 

Devletin en buhranlı döneminde bir Rus Harbi macerası var. Bu harbin mesulü Abdülhamid midir?

 

Abdülhamid, Osmanlı idaresini devraldığı zaman bir kargaşa hakimdi. Bir takım insanlar ki bunların içinde Mithat Paşa da vardır. Rusya’ya karşı savaşa taraftardılar. Bu adamlar kendilerini gösterebilmek için böyle bir savaşı arzu ediyorlardı. Oysa Abdülhamit savaştan yana değildi. Elindeki bütün imkanları savaş yapmamak yönünde kullanmasına rağmen savaşı kabul etmek zorunda kaldı. Rus harbini Abdülhamid’e yüklediler. Abdülhamid savaş sorumluluğundan kaçacak biri değildi. Kendisini de hiç bir zaman savaş sorumluluğunun dışında tutma ihtiyacı duymadı.. Ama aklı başında olan hiçbir tarihçi ona Rus harbinin mesuliyetini yükleyemez.

 

Sultan Abdülhamid’in 1. Meşrutiyet Meclisini kapatmasının sebebi neydi? Bu harbin etkisi var mı?

 

Osmanlı-Rus Savaşının kaybedilmiş olması ülkede bir takım rahatsızlıklar meydana getirdi. Mecliste de  dalgalanmalar oldu. Bu sebeple meclisin muvakkaten kapatılması zaruret haline geldi. Abldülhamid en başta verdiği sözü tutmuş ve meclis vazifesini ifa edebilecek mertebede değildi. Bu artık iyice anlaşılınca, Abdülhamit’in meclisi muvakkaten kapatması söz konusu oldu. Bundan sonra ki devre, bazıları Abdülhamid’in istibdadı diyorlar. Aslında bundan sonraki dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nun muhafazası ve idamesi gayretlerinin yekünudur.

 

Sultan Abdülhamid Han’ın İstihbarat Teşkilatı Çok Meşhur… Bu İstihbarat Biriminin mahiyeti neydi ?

 

Abdülhamid’n bazıları tarafından suçlanmasındaki gerekçelerden biri de kendisine bağlı bir istihbarat teşkilatı kurmasıdır. Bu teşkilatı kendi yazdığı ve benim daha sonra yayınladığım hatıralarında şöyle anlatıyor:

“Osmanlılar, tarikatları bir istihbarat merkezi olarak kullandılar. Onlardan toplumun barometresi olarak faydalandılar. Bu barometre nihayet hükümete rapor ediliyordu. Hükümet padişaha elindeki bilgileri aktarmaktaydı. Ben, hükümetin bana gereken bilgiyi vermemesini ihtimal dairesinde gördüm. Y hükümet kendisine özgü menfaatler veya bir takım menfaatler yüzünden bazı şeyleri örtbas ediyor, böylece devletin idaresinde bir takım çöküntüler hasıl oluyorsa ? O zaman kendime bağlı bir istihbarat teşkilatının kurulmasının gerekli olduğunu farkettim. O zamana kadar bana gereken bilgilere ehemmiyet vermediğim halde, ondan sonra bunları incelemeye ve tasnife tabi tuttum…” Hatıramda kaldığı kadarıyla bu meydanda hususlar var hatıratta. Buradan da anlaşılıyor ki kendisine bağlı bir teşkilat kurmak istemesinin gayesi herşeyden, devletin selameti için faydalanmak üzere vaktinde haberdar olma azmi ve kararıdır. Ve malum mükemmel işleyen, Abdülhamid’in müsbet siyasetinde fevkalade yardımcı olan bir teşkilat husule gelmiştir.

 

Tarihçi İsmet BOZDAĞ ile Röportaj: 10 Nisan 1992

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Türkiyeİstihbarat Takip İçin
TÜRKİYE İSTİHBARAT TAKİP