Paralel Cemaate Cevabımız

paralellere cevap
Paylaş
 

HAKLARINDA ALGI OPERASYONU YAPTIĞIMIZI SÖYLEYEN CEMAATÇİLERE

 

Pek değerli Ağabeylerim ve Ablalarım;
Geçtiğimiz günlerde hükümetten aldığımız destekle cemaatiniz adına iftiralar attığımızı bir algı operasyonuna turkiyeistihbarat.com olarak katıldığımızı belirtmişsiniz.

 

Unutmamalısınız ki operasyon konusu sizin uzmanlık alanınıza girmektedir. Bu konu hakkında tekrardan geniş geniş yazacağız.

Ama öncelikli olarak geçmişe dönmekte yarar var diye düşünmekteyiz.

17.04.2000 tarihli zaman gazetesine bir göz atalım. Bakalım Ahmet Şahin Ne Söylüyor?

http://arsiv.zaman.com.tr/2000/04/17/yazarlar/14.html

 

AMENTÜDE İTTİFAKIMIZ VARDIR YALANI

 

“Bu temel noktalar bir amentüden başkası değildir ve biz ehl-i kitapla bu amentüde müttefikiz. Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz. Halbuki temelde ittifak varken teferruattaki ihtilaflara takılıp kalmak makul değildir.” AHMET ŞAHİN

Dinler Arası Diyalog çalışmalarınızın hızla ilerlediği bir dönem.

Biraz daha geriye doğru bakmamız gerekiyordu bu sözlerin neden söylenildiğini doğru analiz edebilmemiz için.

 

II. Jean Paul Dönemine

 

Hani Hocanızın “Papalık Konseyi (PCID) Misyonu’nun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz” diye PAPA’YA çağrı yaptığı yıllara. Bunu biz söylemiyoruz. Bakın Zaman Gazetesi’nin 9 Şubat 1998 tarihli Arşivinde yazıyor.

 

RABBİN ACİZ KULUNDAN PAPAYA MEKTUP

Pek muhterem Papa cenaplari,

Uc buyuk dinin dogum yeri olarak bilinen topraklarin dunyayi daha iyi yasanabilir bir mekan kilma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasiyla bilen halkindan size en icten selamlari getirdik. Yogun gundeminizde bize zaman ayirarak sizinle muserref olmayi bahsettiginiz icin zatialilerinize en derin kalbi tesekkurlerimizi sunariz.

Papa 6. Paul Cenaplari tarafindan baslatilan ve devam etmekte olan Dinlerarasi Diyalog Icin Papalik Konseyi (PCID) misyonunun bir parcasi olmak uzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edisini gormeyi arzu ediyoruz. En aciz bir sekilde hatta biraz curetle, bu pek kiymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mutevazi yardimlarimizi sunmak icin size geldik.

Islam yanlis anlasilan bir din olmustur ve bunda en cok suclanacak olan Muslumanlardir. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlis anlamanin buyuk oranda azalmasina katki saglayabilir. Musluman dunyasi, Islam’in asirlarla olculen yanlis algilanmasini silip atacak bir diyalog imkanini bagrina basacaktir.

Beseriyet, celisen gorusler ortaya koyduklari gerekcesiyle, zaman zaman bilim adina dini, din adina da bilimi inkar etmistir. Bilginin tamami Allah’a aittir ve din Allah’tandir. O halde bu ikisi nasil celisebilir? Insanlar arasinda anlayisi ve hosgoruyu artirmaya yonelik dinlerarasi diyaloga yonelik ortak gayretlerimiz cok is gorebilir.

Kendi memleketimizde simdiye kadar cesitli Hiristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog icinde olduk. Bu naciz gayretlerin bosa cikmadigini acizane ifade etmek isteriz. Amacimiz bu uc buyuk dinin inananlari arasinda hosgoru ve anlayis yoluyla bir kardeslik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sozde medeniyetler catismasinin gerceklesmesini gormek isteyen yolunu sasirmis ve supheci kimselere karsi dalgakiranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karsi durabiliriz.

Gecen yil bazi unlu uluslararasi bilim adamlarinin katildigi medeniyetlerarasi baris ve diyalog konulu bir sempozyum duzenledik. Bu gayretin basarisindan aldigimiz tesvikle bu tur etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazirda uc buyuk dinin baglilari arasindaki baglari guclendirmeye yonelik olarak dinlerarasi diyalog konusunda Vatikan’in da temsil edilecegini umit ettigimiz bir konferans duzenleme surecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmis iddiasinda bulunmuyoruz. Yine musamahaniza siginarak, bu misyonun hedeflerine yakindan hizmet etmek icin ustlenmek istedigimiz birkac teklifte bulunmayi arzu ediyoruz. Hiristiyanligin ucuncu bin yilina girisi munasebetiyle yapilacak kutlamalar vesilesiyle Ortadogu’daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudus gibi bazi kutsal yerlere musterek ziyaretleri iceren bircok etkinlik onermek istiyoruz. Bunu Sayin Cumhurbaskanimiz Demirel’in, cenaplarinin ulkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanlari gostermeye davetini tekrarlamak icin bir firsat addediyoruz. Anadolu halki size misafirperverligini gostermeyi ve sevkle selamlamayi hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudus’u birlikte ziyaret etmemize davetiye cikarabiliriz. Bu ziyaret bu mubarek sehri Hiristiyanlar, Yahudiler ve Muslumanlarin, hicbir kisitlama, hatta vize dahi olmaksizin serbestce ziyaret edebilecegi uluslararasi bir bolge olarak ilan etme gayretlerine yonelik dev bir adim teskil edebilir.

Uc buyuk dinden liderlerin isbirligi ile ilki Washington DC’de olmak uzere muhtelif dunya baskentlerinde bir konferanslar serisinin gerceklestirilmesini teklif ediyoruz. Ikinci serinin zamani icin Hz. Isa’nin dogumunun 2000. yildonumu ideal olabilir.

Bir ogrenci degisim programi da cok faydali olacaktir. Inancli genc insanlarin birlikte egitim gormesi birbirlerine yakinliklarini artiracaktir. Ogrenci degisim programi cercevesinde uc buyuk dinin babasi oldugu ikrar edilen Hazreti Ibrahim’in dogumyeri olarak bilinen Urfa sehrindeki Harran’da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Universitesi’ndeki programlarin genisletilmesi suretiyle ya da uc dinin ihtiyaclarini da temin edecek sumullu bir mufredata sahip bagimsiz bir universite seklinde gerceklestirilebilir.

Onerilen programlar asiri buyuk isler gibi algilanabilir; ama bunlar erisilmez degildir. Dunyada iki tip insan vardir. Bazilari kendilerini topluma adapte etmeye calisir. Diger bazilari ise topluma uymaktansa toplumu kendi degerlerine adapte etmek ister. Toplum butun ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borcludur. Onlari yarattigi icin Rabb’e sukurler olsun.

M. Fethullah Gulen / Rabb’in aciz kulu / 9 Subat 1998

Mektubun  görmek için: http://arsiv.zaman.com.tr/1998/02/10/guncel/politika/1.html

 

DİNLER ARASI DİYALOG ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR

 

Allah-u Teala Hazretleri Kuran-ı Kerim’de “Ey inananlar! Yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51) buyururken sizler ‘aynı Allah’a inanıyoruz’ diyordunuz “Amentüde ittifakımız vardır” demekle.

 

 

RAB’İN OĞLU FETHULLAH İDDİALARI

 

07.07.2014 Tarih’inde Akit Gazetesi’nde yer alan habere göre

yeniakit.com.tr/haber/rabin-oglu-fetullah-23161.html

Pasaport İstek Formu dolduran Gülen, ‘Refia’ olarak bilinen annesinin ismini ‘Rabin’ olarak beyan etmiş. 24 Mart 1986 tarihli formda 5 yıllık turistik bir seyahat için Almanya’ya gideceğini beyan eden Gülen mesleğini de ‘matbaacı’ olarak bildirmiş.

 

fethullah gülen pasaport

 

‘Ramiz’ olan babasının ismi forma düzgün bir şekilde işlenen Gülen’in, annesinin isminin ‘Rabin’ olarak beyan edilmesi, Gülen’in anne tarafının İspanya göçmeni Yahudi bir aileye mensup oldukları yönündeki iddiaları akla getirdi.” YAZMAKTAYDI.

Bu haberden hemen bir gün sonra Zaman gazetesi haberi yalanlamış iftira haber hakkında yasal haklarını arayacaklarını bildirerek bir de belge yayınlamışlardı.

http://www.zaman.com.tr/gundem_akit-yalan-ve-carpitmada-sinir-tanimiyor-rabiayi-rabin-yaptilar_2229639.html

 

fetullah gülen vekalet

 

 

İki tarafında yayınladıkları belgeler hakkındaki takdiri okurlarımıza bırakıyoruz.

Sormak İstiyoruz…

1) Bu konu hakkında gerçekten yasal bir işlem başlatıldı mı?

2) Başlatıldı ise ne aşamada?

3) Sonuçlanan bir dava var ise Mahkeme Sonucunu Bildirir Resmi Evrak bizlere gönderilebilir mi? Gönderilirse aynen yayınlayacağız. Yoksa asparagas bir haber olarak mı tarihte yerini aldı?

KİTAPLARDA GEÇEN M. KİMDİR

 

Fethullah Gülen’in kitaplarında M. Fethullah Gülen yazmaktadır. M’nin açılımı nedir? Fethullah Gülen’in kimliğinde de M. Nokta mı yazmaktadır. M’den kasıt nedir?

 

MEHDİ MİDİR? MESİH MİDİR?

 

Cemaat mensuplarına bu konuda ne denilmektedir? Yukarıdaki belgelerde neden M NOKTA bulunmamaktadır?

 

FETHULLAH GÜLEN’İ İLK KİM DEŞİFRE ETTİ

 

Hükümetle Cemaat yıllarca kol kola beraber yürüyüp beraber ıslanırlarken bu yollarda ne olmuştu da yolculuk sona ermişti? KPSS iddiaları yıllar önce dile getirildiğinde konu geçiştirilirken araları açıldıktan sonra mı akıllar başa gelmişti? Cumhurbaşkanı’nın “KANDIRILDIK” açıklamasını yaparak yalnız bir tarafı suçlaması da kabul edilebilir bir şey değildi.
Cemaat adına hangi isim aleyhte bir söz söyler, yazı yazar ise hemen fişlenir vakti gelince kendisini hapiste bulurdu.

HAYDAR BAŞ’IN GÜLEN’E MEKTUBU

Şu anda Bağımsız Türkiye Partisi’nin Genel Başkanı olan Haydar BAŞ henüz parti kurmamıştı. Fethullah Gülen henüz Papa’yı ziyaret etmeden Baş tarafından kendisine uyarı niteliğinde bir mektup yazılmış ama mektuba cevap verilmemişti.

 

http://www.meltemhaber.com/?haber,10747/prof-dr-haydar-bas-tan-fethullah-gulen-e-tarihi-mektup

 

Mektuba cevap vermek bir yana Gülen Cemaati Baş grubuna karşı saldırıya geçmişti. Haydar Baş’ın Profesörlüğüne saldırılmış ve “sahte diploma aldı” diye linç kampanyaları başlatılmıştı. Haydar Baş parti kurduktan sonra kendisine “Askerin ADAMI, Devletin ADAMI” denilmiş, Gülen cemaati olarak bu saldırılar güçlerini kaybedesiye kadar devam etmişti. Kısacası cemaati yıllar önce ilk DEŞİFRE eden isimdi Haydar BAŞ.

 

YARIN Kİ YAZI DİZİMİZDEN BAZI BAŞLIKLAR

GÜLEN CEMAATİ VE İSMAİLAĞA CEMAATİ
SIZINTI DERGİSİ
KPSS
KURUMLARDA KADROLAŞMA
KADROLARIN TASFİYESİ
HAFTA SONLARI YAPILAN GİZLİ GÖRÜŞMELER
BAZI VİDEOLAR

 

Turkiyeistihbarat.com yöneticilerinden …… tarafından yazılmış olmuş, kaynak gösterilmeden kopyalanması yasaktır.

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Türkiyeİstihbarat Takip İçin
TÜRKİYE İSTİHBARAT TAKİP